Batı karşıtı olduğu kadar da delidolu olan Kaddafi’nin zaaflarını bilen Dış Mihraklar, sürekli yanlış bilgilendirmeler yapan dönemin Libya Büyükelçiliğindeki bazı piyonlarını Kaddafi’yi kışkırtmak ve D-8′leri oluşmadan çatırdatmak için taşeron olarak kullanır. Neticede zaafları yönlendirilmiş Kaddafi malum çıkışı yapmıştır. Ancak Başbakan Erbakan diplomatik ve siyasi duayenliğini konuşturarak konuyu aydınlatıcı olarak analiz eden bir cevapla Kaddafi’nin yanlış fikirleri düzeltmiş. Libya ile ticarî problemlerin de çözülmesi ile Müteahhitlerimiz Libya’dan 15 milyar dolar kazanmışlar; [ Yazının Devamını Görmek için Tıklayınız. ]
giyindir kuşandır bayram gününde ey ey yavrularım yavrularım sana emanet ilahisi ilahisi dinle ilahi ey ey yavrularım sana emanet gözlerimin yaşı akıp durmasın yalvarım öksüzlügü bildirme arada boynunu büküp durmasın imanın ufacık körpe kuzular degişmezmiş kaderdeki yazılar ac koymaha kemiklerim sızılar kara toprak beni sıkıp durmasın onlar hediyemdir sakla yanında ne olur mezarım göster sonunda giyindir kuşandır bayram gününde ellerin eline bakıp durmasın
Hadi bilin bakalım! “Ravza-i Muradda Bir Gül-i Muhammedi Açtı” Böyle bir manşeti, hangi gazete atabilir? Yeni Akit, Zaman, Yeni Asya, Milli Gazete. Yok! Hayır, bilemezsiniz.. Düşünün bakalım.. “Bizimkilerden biri” değil. Eski döneme ait bir haber. Şu kadarını söyleyeyim, 1950 sonrası.. Aynı gazetede bir başka yazı dizisi: “Türbe ziyareti adabı”. Bununla yetinilmemiş, tarihi camilerin avlularındaki mezarlıkların krokileri de çizilmiş. Durun daha bitmedi: “Türk İstanbulun üzerinde İslamın Mührü: Camilerimiz!”. İki sayfaya yayılan [ Yazının Devamını Görmek için Tıklayınız. ]
Süreyya Sülün Hanım Van’da doğmuştur. Babası dahili karışıklıklarda şehid olmuştur. Kasabaları mezalim ve taarruza maruz kalmıştır. Nihayet bir araya gelen ve Erek Kasabası’nda toplanan beş yüz kişilik bir kahramanlar çetesi aziz yurtlarını ve baba ocaklarını müdafaya karar verdiler. Süreyya Sülün Hanım ve üç kardeşi de tabii bunlar meyanındaydı. Bombardımana maruz kalıyorlardı. Çarpışa, dövüşe Karaköse’ye geldiler. Murad Irmağı boylarında tam bir buçuk ay düşmana kahramanca mukavemet ettiler. Bayezid’e doğru ilerlerken Yukarı [ Yazının Devamını Görmek için Tıklayınız. ]
Bir başka Kara Fatma da Adana’nın Ermenilere karşı müdafaasında kahramanlıklar göstermiş ve bu sebeple “Istiklal Madalyası” ile taltif edilmiş olan Fatma Özişçidir. 1988 Nisan’ında O’nu sokakta dilenirken gören Hürriyet muhabiri Saadeddin Ince O’nun hakkında şu bilgiyi vermektedir: ” Kurtuluş Savaşı sırasında Adana’nın düşman işgalinden kurtarılması için savaşan, Ermenilerle mücadele ederek tarihe ” Kara Fatma ” olarak geçen, Istiklal Madalyalı Fatma Özişçi, şimdi kilise önünde dilenerek yaşam mücadelesi veriyor. Adana’nın en [ Yazının Devamını Görmek için Tıklayınız. ]












